ABD’de sinemalara uğramadan direkt DVD’ye şutlanan “Annemin Yeni Sevgilisi” (”My Mom’s New Boyfriend”) her ne hikmetse ülkemizde vizyona giriyor. Burada dağıtımcılar ne düşündü bilinmez ama yüksek ihtimalle tıpkı yapımcılar gibi Meg Ryan’dan hâlâ bir şey umuyor olabilirler. Ancak oyuncunun hayranlarına kötü haberi hemen verelim. Filmin vasıflarıyla alakasız, Ryan’ı şu haliyle izlemek gerçekten seyirciye acı veriyor. Farklı ama doğal güzelliğiyle belki de bir neslin en önemli ‘romantik komedi prensesi’ olan oyuncu son yıllarda her ne yaptırdıysa yüzünü mahvetmeyi becermiş. Elbette Ryan hiçbir zaman öyle aman aman bir fizikselliğe sahip değildi ama şişirilmiş dudaklar ve botokslanmış bir yüzle buradaki orta yaşı geçmiş ’seksi anne’ imajına hiç mi hiç uymuyor. Her şeyden önce de rolünü inandırıcı kılamıyor.
FBI’a katılan ve eğitim almak için evden ayrılan Henry’nin (Colin Hanks) aşırı kilolu ve kendine bakmaktan aciz annesinin üç yıl içinde geçirdiği fiziksel ve ‘ruhsal’ değişimle film öyküsüne de başlıyor. Artık hayatını yaşamaya karar vermiş ve bu sırada da baya çapkınlaşmış olan Marty (Meg Ryan) oğlu ve nişanlısını ağırlarken bir yandan da yeni bir aşka tutuluyor ne var ki bu yeni sevgili de (Antonio Banderas) oğlunu iyice zorlayacak bir sanat eseri hırsızı. Bu şekilde aksiyona da giriş yapan öykünün elbette en ilginç yanı bir süre sonra Henry’nin kendi annesini dinlemeye başlaması ve bir anlamda da yem olarak kullanmasında ortaya çıkıyor.
Hiçbir artısı yok
Bunca karmaşıklık içinde “Annemin Yeni Sevgilisi”, gerçekten de güldürme ve eğlendirme şansı olmasına rağmen bunu başaramıyor. Her şeyden önce Marty’nin geçirdiği değişim iyi bir şekilde yansıtılmadığı için bu esprinin hiçbir önemi kalmıyor. Diğer yandan ‘genç ruhlu orta yaşlı kadın’ imajını yansıtmak için Marty karakteri ciddi anlamda klişeden klişeye koşturuyor. Henry’nin annesi ve sevgilisi Tommy’yi dinlediği sahneler ise kötü yazılmış bel altı şakalarından öteye geçemiyor.
Meg Ryan’ın gereksiz abartılıkta ve inandırıcı olmayan oyununa Antonio Banderas’ın klasik casanova triplerinin eşlik ettiği filmde herhalde tek ciddiye alınacak isim Colin Hanks oluyor. Ryan’ın perdedeki efsane eşi Tom Hanks’in oğlu olan Colin Hanks babasının komedi yeteneğine sahipmiş izlenimi veriyor. Elbette daha çok yol alması lazım ama özellikle ikilemde kaldığı anlarda fena değil.
İşlerin giderek arap saçına döndüğü ve kimin kimi kovaladığının bir süre sonra belli olmadığı film yine de bu karmaşayı basit bir biçimde aktarıyor. Bu ‘hafif’ komedinin yine de çok kötü olduğunu söyleyemeyiz. Evet güldüremiyor, heyecanlandırmıyor ama önünüzde de öylece akıp gidiveriyor. Ama film kesinlikle Amerika’da gördüğü muameleyi hak ediyor. “Annemin Yeni Sevgilisi” sinemaya gidip görülmeyi hak etmiyor, onun yerine bir akşam kafa boşaltmak için TV karşısına geçildiğinde izlenecek bir iş olarak kalıyor.
0 yorum:
Yorum Gönder